• Kızılırmak Mah. Ufuk Üniversitesi Cad. The Paragon Tower Kat 3 No 18 Çukurambar \ Ankara
  • info@guvengorkem.com

Hangi Obezite Ameliyatını Seçmeliyim?

  • Blog
  • Hangi Obezite Ameliyatını Seçmeliyim?

Hangi Obezite Ameliyatını Seçmeliyim?

Tüp Mide Mi? Gastrik Bypass Mı?

Gastrik Bypass ameliyatı 1980’li yıllarda obezite cerrahisi için yoğun olarak kullanılmaktaydı. Hatta o dönemlerde obezite tedavisinde altın standart tedavi yöntemi olarak değerlendirilmekteydi. Yine o dönemde özellikle yüksek riskli ve gastrik bypass ameliyatının teknik olarak daha zor olacağı aşırı kilolu hastalarda birinci basamak tedavi olarak tüp mide ameliyatı yapılmaya başlandı. O dönemlerde tüp mide ameliyatı gastrik bypass ameliyatına hazırlık olarak hastayı belli bir kiloya kadar indirmesi için yapılmaktaydı. 2000’li yıllara gelindiğinde ise bilimsel veriler ışığında tüp mide ameliyatının kilo veriminde gastrik bypass ameliyatına benzer sonuçlar verdiğinin kanıtlanmasının ardından tüp mide ameliyatı tek başına bir obezite cerrahisi yöntemi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Tüp Mide ve Gastrik Bypass Arsında Teknik Farklar

Teknik olarak iki ameliyat kıyaslandığında tüp mide ameliyatında mide dikey olarak %80 oranında küçültülür ve barsaklara herhangi bir müdahalede bulunulmaz, mide bypass ameliyatında ise mide çıkartılmadan iki parçaya ayrılır ve üst kısımda oluşturulan yeni küçük mide bölümü ince basakların yaklaşık 150 cm ilerisine bağlanır. Teknik anlamda gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatına göre daha kompleks ve uzun bir ameliyattır. Bu sebeple gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatına oranla daha yüksek komplikasyon oranlarına sahiptir.

 

Tüp mide ameliyatı daha çok kısıtlayıcı etkilerle kilo verimi sağlar. Tüp mide ameliyatında midenin iştahtan sorumlu bölümü de çıkartıldığı için hormonal etkilerde devreye girer. Gastrik bypass ameliyatı ise hem kısıtlayıcı hemde emilim bozucu etkileri olan bir ameliyattır. Emilim bozucu etkileri nedeni ile ameliyat sonrası dönemde hayat boyu vitamin mineral takviyesi kullanımı gerektirir. Tüp mide ameliyatının emilim bozucu etkileri olmadığından geri kilo alımı açısından gastrik bypass ameliyatına göre daha dikkatli olunmalıdır. Gastrik bypass ameliyatı sonrasında emilim bozucu etkiler olsa da geri kilo alımları görülebilmektedir. Gastrik bypass ameliyatında özellikle kalorisi yüksek gıdalar ince barsaklara hızlıca geçtiğinden dumping sendromu adı verilen ishal, tansiyon düşüklüğü gibi şikayetlerle seyreden durum oluşma ihtimali bulunmaktadır. Dumping sendromu bazı durumlarda kişinin günlük hayatını oldukça kötü etkileyebilmektedir. Tüp mide ameliyatı sonrası dumping sendromu görülmez.

 

Tüp mide ameliyatında mide kalıcı olarak küçültülür ve dolayısıyla geri dönüşümsüz bir cerrahi işlemdir. Gastrik bypass ameliyatında ise herhangi bir organ çıkarılmadığı için teorik olarak geri dönüştürülebilir bir cerrahi işlemdir. Gastrik bypass sonrası ameliyatın geri dönüştürülmesi ise pratikte oldukça zordur. Gastrik bypass ameliyatında mide iki parçaya ayrılır ve alt kısmı kapalı olarak karın içerisinde bırakılır. Bu sebeple kapalı kalan mide kısmına endoskopi ile ulaşılması mümkün olmaz ve gerek teşhis gerekse tedavi amacıyla endoskopik işlem yapılma şansı ortadan kalkmış olur. Tüp mide ameliyatında ise kalan mide kısmı rahatlıkla endoskopi ile değerlendirilebilir gerek duyulduğunda ERCP gibi endoskopik tedavi uygulama yapılabilir. ERCP özellikle safra kanalına düşen safra taşlarının tedavisinde kullanılan bir endoskopik yöntemdir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Metabolik Hastalıklar Üzerine Daha Etkilidir!

 

 

 

Gastrik bypass ameliyatının metabolik etkileri tüp mide ameliyatına oranla daha üst seviyededir. Özellikle 45 yaş üzeri ve insülin kullanacak kadar şeker hastalığı olan kişilerde şeker hastalığının kontrol altına alınması konusunda gastrik bypass ameliyatı daha başarılı sonuçlar verebilmektedir. Tüp mide ameliyatı da metabolik hastalıklar konusunda oldukça etkindir. İnsülin kullanımı gerektirmeyen sadece oral tablet kullanan şeker hastaları tüp mide ameliyatı sonrası genellikle ilaç kullanmaktan tamamen kurtulurlar.

 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Revizyon Kolaylığı

İki ameliyatın kıyaslamasında değinilmesi gereken en önemli noktalardan bir taneside revizyon kolaylığıdır. Tüp mide ameliyat daha kısıtlı bir cerrahi olması ve barsaklara müdahale içermemesi nedeni ile gereklilik halinde kolaylıkla gastrik bypass ameliyatına dönüştürülebilir. Gastrik bypass ameliyatı sonrası da revizyon ameliyatı yapılabilmektedir ama teknik anlamda tüp mide ameliyatı revizyonuna oranla daha zor ve riskli bir ameliyattır. Obezitenin kronik ve tedavisi zor bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Özellikle genç hastalarda beklenen yaşam süresinin uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda revizyon kolaylığı açısından ilk tercih sıklıkla tüp mide ameliyatı olmalıdır.

 

Özet Olarak Ameliyat Tip Başarıyı Belirlemez!

Toparlamak gerekirse gerek uygulama kolaylığı gerekse daha düşük komplikasyon oranları nedeni ile tüp mide ameliyatı tüm dünyada gastrik bypass ameliyatına oranla her geçen gün daha fazla sıklıkta uygulanmaktadır. Gastrik bypass ameliyatı ise metabolik hastalıkların kontrolü açısından tüp mide ameliyatına oranla daha başarılıdır. Her yöntemin kendi özelinde artıları ve eksileri bulunmaktadır. Bu sebeple ameliyat öncesi dikkatli bir hasta değerlendirmesi ve kişiye uygun cerrahi tipinin seçilmesi gerekmektedir. Obezite ameliyatı olacak kişilerin ameliyat tipinden çok ameliyat sonrası dönemde hayatlarında yapacakları değişiklere odaklanmaları gerekir.